Hamam Koyu

36°38’45”N - 28°51’75”E

Kapıdağ Yarımadasının Kurtoğlu Burnu’yla anakaraya olan bağlantısının doğu tarafında kalan koyda, artık bir kısmı denizin içinde olan Bizans zamanından günümüze uzanan kalıntıların olduğu koydur. Bir rivayete göre ise Kapıdağ Yarımadasına da ismini veren Kurtoğlu Müslühiddin Reis 1487-1535 yıllarında yaşamıştır ve bu yıkık yapı ona ait bir meskenin bir kesiti olduğu düşünülmektedir. Yaşamı süresince Kurtoğlu Osmanlı donanmasında amirallik ve Rodos sancakbeyliği de yapmıştır. Başka bir rivayette ise burdaki yapıyı yüz yıllar öncesinde şehrin kralının yaptırdığıdı yönündedir.

Çamlarla ve benzeri görülmemiş mavilikteki sularla çevrilmiş olan bu yapının etrafına özellikle batı kıyısına tekneniz ile kıçta kara demir atarak bağlanabilirsiniz. Günübirlikçi tekneler yahut özel tekneler tarafından yoğunca ziyaret edilmesine rağmen koyun denizi ise oldukça temizdir. Bunun başlıca sebebi ise Kurtoğlu Burnu ve anakara arasındaki kıstakın bir vadi yaparak açık denizlerden koyun iç kısmına doğru rüzgarı adeta bir fön makinesinden çıkmışcasına hızlandırmasıdır. Aynı sebebiyetten dolayı Hamam koyunun açığında yelken yapmak bir o kadar keyiflidir. Kapalı bir bölgede olduğunuz için denizler kabarmaz, rüzgarınız ise bol olur.

Koyun içinde bulunan zeytin ve çam ağaçları ile sarılı olan 200 metrelik dar patikadan kıstakın en tepesine varır, Ege Deniz'inin ve Gökgemile Limanının manzarası ile muhteşem gün batımlarına tanıklık edebilirisiz. Ayrıca Hamam Koyu yakınındaki Yavansu’dan bir diğer adı ile Martı Koyundan yarım saatlik bir yürüyüşle ulaşılan tepedeki antik kent Lydae; tarih tutkunları için mutlaka görülmesi gereken bir yerdir.